Dubai Serbest Bölge Şirketleri İçin Kurumlar Vergisi: Vergilendirme Nasıl İşler?
Dubai serbest bölge şirketleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) belirli şartları yerine getirdiklerinde nitelikli gelirleri üzerinden %0 kurumlar vergisi avantajından yararlanabilir. Ancak serbest bölgede şirket kurmak, bütün gelirlerin otomatik olarak vergiden muaf olduğu anlamına gelmez. 2023 yılında yürürlüğe giren kurumlar vergisi sistemi, şirketin faaliyet alanına, gelir türüne, müşteri profiline ve mevzuata uyumuna göre farklı vergilendirme kuralları uygular.
Dubai Serbest Bölgelerinde Kurumlar Vergisi Sistemi Nasıl Çalışır?
Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Haziran 2023 tarihinde başlayan mali dönemlerden itibaren federal kurumlar vergisi uygulamasını hayata geçirdi. Bu düzenleme, Dubai’deki serbest bölge şirketlerini de kapsıyor. Ancak hükümet, serbest bölgelerin uluslararası ticaret ve yatırım merkezi olma özelliğini korumak amacıyla belirli şirketlere özel bir vergi avantajı sunuyor.
Bu sistemde şirketler, faaliyetlerinden elde ettikleri gelirin niteliğine göre farklı vergi oranlarıyla karşılaşabiliyor. Özellikle Qualified Free Zone Person (Nitelikli Serbest Bölge Kişisi) statüsünü kazanan şirketler, mevzuatta tanımlanan nitelikli gelirleri üzerinden %0 kurumlar vergisi uygulamasından yararlanabiliyor.
Burada önemli olan nokta, şirketin yalnızca bir serbest bölgede lisans sahibi olması değil, vergi mevzuatının belirlediği bütün koşulları karşılamasıdır. Şirketin ekonomik faaliyetleri, çalışanları, operasyonel varlığı ve gelir kaynakları bu değerlendirmede önemli rol oynuyor.
Dubai serbest bölge şirketlerinde kurumlar vergisi, şirketin serbest bölge statüsünden çok, nitelikli şirket koşullarını karşılayıp karşılamadığına ve elde ettiği gelirin hangi kategoriye girdiğine bağlıdır.
Dubai Kurumlar Vergisi Oranları
BAE kurumlar vergisi sistemi, genel olarak iki temel vergi oranı üzerinden ilerliyor. Standart vergi rejiminde vergilendirilebilir gelirin 375.000 AED’yi aşmayan kısmına %0, bu tutarı aşan kısmına ise %9 oranında kurumlar vergisi uygulanıyor.
Nitelikli serbest bölge şirketleri ise belirli gelirleri için %0 vergi avantajından yararlanabiliyor. Bu avantaj, standart kurumlar vergisi sisteminden ayrı olarak değerlendirilmesi gereken özel bir uygulama niteliği taşıyor.
| Şirket veya gelir kategorisi | Kurumlar vergisi oranı |
|---|---|
| Standart vergi mükellefi, 375.000 AED’ye kadar vergilendirilebilir gelir | %0 |
| Standart vergi mükellefi, 375.000 AED üzerindeki vergilendirilebilir gelir | %9 |
| Nitelikli serbest bölge şirketinin nitelikli geliri | %0 |
| Nitelikli serbest bölge şirketinin nitelikli olmayan geliri | %9 |
| Serbest bölge şirketinin nitelikli şirket statüsünü kaybetmesi | Genel vergi rejimi uygulanır |
Burada 375.000 AED sınırı ile serbest bölge şirketlerinin %0 vergi avantajını birbirine karıştırmamak gerekiyor. Nitelikli serbest bölge şirketleri, nitelikli gelirleri bakımından 375.000 AED sınırına bağlı olmadan %0 oranından yararlanabilir. Buna karşılık nitelikli olmayan gelirler, genel kurumlar vergisi kurallarına göre vergilendirilir.
Nitelikli Serbest Bölge Şirketi (QFZP) Olmanın Şartları
Qualified Free Zone Person (QFZP), BAE kurumlar vergisi mevzuatında %0 vergi avantajından yararlanabilecek nitelikli serbest bölge şirketlerini ifade ediyor. Bir şirketin bu statüye sahip olması için belirli mali, operasyonel ve hukuki koşulları birlikte karşılaması gerekiyor.
Serbest Bölgede Gerçek Ekonomik Faaliyet Yürütmek
Şirketin yalnızca Dubai’de bir ticaret lisansı alması ve sanal bir ofis adresi kullanması, nitelikli şirket statüsü için yeterli olmayabilir. Vergi mevzuatı, şirketin faaliyet alanına uygun gerçek bir ekonomik varlık göstermesini bekliyor.
Bu kapsamda şirketin aşağıdaki unsurlara dikkat etmesi gerekiyor:
- Faaliyetlerine uygun fiziksel varlık ve ofis altyapısı bulundurmak.
- İş hacmiyle orantılı sayıda nitelikli tam zamanlı çalışan istihdam etmek.
- Şirketin temel gelir getirici faaliyetlerini ilgili serbest bölgede veya uygun durumlarda belirlenmiş bölgede yürütmek.
- Faaliyetleri destekleyecek düzeyde operasyonel harcama gerçekleştirmek.
- Dış kaynak kullanımında faaliyetleri yeterli şekilde denetlemek.
Örneğin Dubai’de uluslararası ürün ticareti yapan bir şirket, yalnızca lisans ve banka hesabıyla faaliyetlerini sürdürmek yerine ticari operasyonlarını, sözleşmelerini, çalışanlarını ve iş süreçlerini destekleyen bir ekonomik yapı oluşturmalıdır.
Nitelikli Gelir Elde Etmek
QFZP statüsünde en önemli konulardan biri, şirketin hangi faaliyetlerden gelir elde ettiğidir. Mevzuat, belirli faaliyetleri nitelikli faaliyet olarak tanımlıyor ve bu faaliyetlerden doğan uygun gelirleri %0 kurumlar vergisi kapsamına alıyor.
Nitelikli faaliyetler arasında şunlar bulunuyor:
- Mal ve ürünlerin üretimi.
- Mal ve materyallerin işlenmesi.
- Nitelikli emtia ticareti.
- Yatırım amacıyla hisse ve diğer menkul kıymetlerin elde tutulması.
- Gemilerin mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi.
- Reasürans hizmetleri.
- Fon yönetimi hizmetleri.
- Varlık ve yatırım yönetimi hizmetleri.
- İlişkili şirketlere genel merkez hizmetleri sunulması.
- İlişkili taraflara yönelik hazine ve finansman hizmetleri.
- Belirlenmiş bölgelerden mal veya ürün dağıtımı.
- Lojistik hizmetleri.
Bu faaliyetlerin nitelikli gelir oluşturması için ilgili mevzuattaki koşulların da karşılanması gerekir. Örneğin Dubai’de bir serbest bölge şirketinin Türkiye’deki veya Avrupa’daki müşterilere hizmet sunması, tek başına %0 vergi avantajı sağlamaz. Şirketin sunduğu hizmetin nitelikli faaliyet kapsamına girmesi ve diğer QFZP koşullarını karşılaması gerekir.
Denetimli Finansal Kayıt Tutmak
Nitelikli serbest bölge şirketleri, gelir ve giderlerini doğru şekilde takip etmeli, finansal tablolarını düzenlemeli ve gerekli denetim süreçlerini yürütmelidir. Özellikle gelirlerin nitelikli ve nitelikli olmayan kategorilere ayrılması, vergi hesaplamasının doğruluğu açısından önem taşır.
Şirketin finansal kayıtları, hangi müşteriye hangi hizmeti sunduğunu ve gelirin hangi ticari işlemden kaynaklandığını açıkça göstermelidir. Bu yaklaşım, hem kurumlar vergisi beyannamesinin hazırlanmasını kolaylaştırır hem de olası vergi incelemelerinde şirketin pozisyonunu destekler.
Uzman İpucu: Şirket kuruluşundan itibaren gelirleri müşteri türüne, faaliyet alanına ve işlem niteliğine göre ayrı takip edin. Böylece yıl sonunda %0 vergi kapsamındaki gelirleri belirlemek için bütün muhasebe kayıtlarını yeniden sınıflandırmanız gerekmez.
Nitelikli Gelir ve Nitelikli Olmayan Gelir Arasındaki Fark
Dubai serbest bölge şirketlerinde vergi hesaplamasının temelini gelir sınıflandırması oluşturuyor. Bir şirketin aynı mali yıl içinde hem %0 hem de %9 kurumlar vergisine tabi gelir elde etmesi mümkündür.
Gelirin hangi vergi kategorisine gireceğini belirlerken müşterinin serbest bölge şirketi olup olmadığı, yapılan işlemin niteliği ve faaliyetin mevzuattaki karşılığı dikkate alınır.
Serbest Bölgedeki Şirketlerle Yapılan İşlemler
Bir serbest bölge şirketi, başka bir serbest bölge şirketine mal veya hizmet sattığında elde ettiği gelir genel olarak nitelikli gelir kapsamına girebilir. Ancak bu işlemden doğan gelirin istisna faaliyetlerden kaynaklanmaması ve karşı tarafın ilgili mal veya hizmetin gerçek faydalanıcısı olması gerekir.
Örneğin Dubai’deki bir serbest bölge şirketi, başka bir serbest bölge şirketine üretim ekipmanı satıyorsa bu işlem belirli koşullarla %0 vergi avantajından yararlanabilir.
Serbest Bölge Dışındaki Şirketlerle Yapılan İşlemler
Serbest bölge şirketlerinin ana karadaki (Mainland) işletmelerle veya yurt dışındaki şirketlerle ticaret yapması da mümkündür. Ancak bu işlemler için farklı vergi kuralları geçerlidir.
Serbest bölge dışındaki bir müşteriye sunulan hizmet veya satılan ürün, yalnızca işlemin yurt dışına ya da ana karaya yönelik olması nedeniyle otomatik olarak nitelikli gelir sayılmaz. İşlemin mevzuatta tanımlanan nitelikli faaliyetlerden biri kapsamında gerçekleşmesi gerekir.
Örneğin Dubai serbest bölgesinde üretim yapan bir şirket, ürünlerini Almanya’daki bir işletmeye satıyorsa üretim ve satış işleminin ilgili koşulları karşılaması durumunda %0 vergi avantajından yararlanabilir. Buna karşılık aynı şirket, nitelikli faaliyet kapsamına girmeyen bir danışmanlık hizmeti sunarsa bu gelir farklı değerlendirilir.
Nitelikli Olmayan Faaliyetler
BAE mevzuatı bazı faaliyetleri nitelikli gelir rejiminin dışında tutuyor. Bu faaliyetlerden elde edilen gelirler, belirli istisnalar dışında %9 kurumlar vergisi kapsamına girebilir.
Öne çıkan istisna faaliyetler şunlardır:
- Bankacılık faaliyetleri.
- Belirli sigortacılık faaliyetleri.
- Mevzuattaki istisnalar dışında finansman ve kiralama faaliyetleri.
- Gerçek kişilerle yapılan belirli işlemler.
- Nitelikli koşulları karşılamayan gayrimenkul gelirleri.
- Nitelikli fikri mülkiyet kapsamına girmeyen bazı fikri mülkiyet gelirleri.
Burada özellikle gerçek kişilerle yapılan işlemlere dikkat etmek gerekiyor. Serbest bölge şirketlerinin bireysel müşterilere sunduğu hizmetler, bazı özel faaliyet istisnaları dışında nitelikli gelir kapsamına girmez.
De Minimis Kuralı: Nitelikli Olmayan Gelir İçin Sınır
Dubai serbest bölge şirketleri açısından önemli düzenlemelerden biri de de minimis kuralıdır. Bu düzenleme, şirketin belirli miktarda nitelikli olmayan gelir elde etmesine izin verir. Böylece sınırlı nitelikli olmayan gelir elde eden her şirket, doğrudan QFZP statüsünü kaybetmez.
Mevzuata göre nitelikli olmayan gelirlerin toplam gelire oranı %5’i veya 5 milyon AED’yi aşmamalıdır. Burada iki tutardan düşük olan sınır esas alınır.
Hesaplama şu şekilde yapılır:
De Minimis Sınırı = Toplam Gelirin %5’i veya 5.000.000 AED’den düşük olan tutar
Örneğin bir şirketin yıllık toplam geliri 4 milyon AED olsun. Bu şirketin nitelikli olmayan gelir sınırı 200.000 AED olur. Şirketin nitelikli olmayan geliri 200.000 AED’yi aşarsa de minimis koşulunu karşılayamaz.
Başka bir örnekte yıllık geliri 150 milyon AED olan bir şirketin %5 sınırı 7,5 milyon AED’dir. Ancak 5 milyon AED daha düşük olduğu için şirketin nitelikli olmayan gelir sınırı 5 milyon AED olarak hesaplanır.
Bu sınırın aşılması, QFZP statüsünün kaybedilmesine yol açabilir. Şirket, statüsünü kaybettiği dönemin başından itibaren en az beş vergi dönemi boyunca nitelikli serbest bölge rejiminden yararlanamaz.
Dubai Serbest Bölge Şirketlerinde Vergi Hesaplaması Nasıl Yapılır?
Kurumlar vergisi hesaplamasında şirketin toplam gelirini doğrudan vergiye tabi tutmak doğru değildir. Öncelikle ticari gelirler, giderler ve vergi mevzuatındaki düzeltmeler dikkate alınarak vergilendirilebilir kazanç hesaplanır.
Nitelikli serbest bölge şirketlerinde ise nitelikli gelir ve nitelikli olmayan gelir ayrı ayrı değerlendirilir. Böylece şirketin hangi kazançlarına %0, hangi kazançlarına %9 vergi uygulanacağı belirlenir.
Örnek Vergi Hesaplaması
Dubai’de faaliyet gösteren bir serbest bölge şirketinin yıllık faaliyetlerinden 2 milyon AED vergilendirilebilir kazanç elde ettiğini düşünelim. Bu kazancın 1,7 milyon AED’si nitelikli faaliyetlerden, 300 bin AED’si ise nitelikli olmayan faaliyetlerden kaynaklansın.
Şirket QFZP koşullarını karşılıyor ve de minimis sınırını aşmıyorsa hesaplama şöyle gerçekleşir:
- Nitelikli gelir: 1.700.000 AED
- Nitelikli gelir için vergi oranı: %0
- Nitelikli olmayan gelir: 300.000 AED
- Nitelikli olmayan gelir için vergi oranı: %9
- Hesaplanan kurumlar vergisi: 27.000 AED
Bu örnek, diğer vergi düzeltmeleri ve özel hükümler bulunmadığı varsayımıyla hazırlanmıştır. Gerçek hesaplamada vergilendirilebilir kazanç, muhasebe kârından farklı olabilir.
Yurt Dışı Daimi İş Yerlerinin Vergilendirilmesi
Dubai serbest bölge şirketleri, başka ülkelerde şube veya daimi iş yeri aracılığıyla faaliyet gösterebilir. Ancak yurt dışındaki operasyonların gelirleri, serbest bölge şirketinin diğer gelirleriyle aynı şekilde değerlendirilmez.
Mevzuat, yabancı daimi iş yerinden kaynaklanan gelirler için özel hükümler içerir. Şirket, gerekli koşulları karşılaması durumunda yabancı daimi iş yeri kazançları için istisna seçeneğini değerlendirebilir. Bu seçeneğin kullanılması, ilgili gelirlerin de minimis hesaplamasına etkisini de değiştirir.
Bu nedenle Almanya, İngiltere, Türkiye veya başka bir ülkede operasyon yürüten şirketlerin yalnızca Dubai’deki vergi yükümlülüklerini değil, diğer ülkelerde doğabilecek vergileri de değerlendirmesi gerekir.
Kurumlar Vergisi Kaydı ve Beyanname Süreci
Dubai serbest bölgesinde faaliyet gösteren şirketler, kurumlar vergisi açısından gerekli kayıt ve beyan yükümlülüklerini yerine getirmelidir. %0 kurumlar vergisi avantajından yararlanmak, vergi kaydı veya beyanname yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Federal Tax Authority (FTA), BAE’de kurumlar vergisinin kayıt, beyan ve tahsilat süreçlerini yönetir. Şirketler, ilgili işlemleri FTA’nın resmi dijital sistemi üzerinden yürütür.
Kurumlar Vergisi Kaydı
Kurumlar vergisi kapsamındaki şirketler, FTA nezdinde kayıt yaptırmalıdır. Şirketin serbest bölgede kurulması veya nitelikli gelir elde etmesi bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
Kayıt sürecinde şirketin ticari lisansı, kuruluş belgeleri, yetkili kişi bilgileri ve diğer kurumsal belgeleri önem taşır. Başvuru süresini şirketin kuruluş tarihi ve ilgili vergi düzenlemeleri belirler.
Vergi Beyannamesi Verme
Şirketler, ilgili vergi dönemi sona erdikten sonra kurumlar vergisi beyannamesini genel olarak dokuz ay içinde sunmalıdır. Vergi ödemesi için de aynı süre esas alınır.
Örneğin mali yılı 31 Aralık 2026 tarihinde sona eren bir şirketin genel beyanname ve ödeme son tarihi 30 Eylül 2027 olur.
Şirketin %0 vergiye tabi nitelikli geliri bulunması, beyanname sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle şirketlerin mali takvimlerini önceden hazırlaması ve muhasebe kayıtlarını düzenli tutması gerekir.
Finansal Tablolar ve Denetim
Nitelikli serbest bölge şirketleri, ilgili mevzuata uygun finansal tablolar hazırlamalı ve bağımsız denetim şartlarını yerine getirmelidir. Bu yükümlülük, şirketin gelirlerinin nitelikli veya nitelikli olmayan kategorilere ayrılmasını da destekler.
Denetim sürecinde özellikle şu konular önem taşır:
- Şirketin gelir ve gider kayıtları.
- Müşterilerle yapılan sözleşmeler.
- Ticari faturalar ve ödeme belgeleri.
- İlişkili taraf işlemleri.
- Faaliyetlerin ekonomik gerçekliği.
- Nitelikli gelir hesaplamaları.
Transfer Fiyatlandırması ve İlişkili Taraf İşlemleri
Dubai serbest bölge şirketleri, aynı grubun farklı ülkelerdeki şirketleriyle ticaret yapabilir. Örneğin Türkiye’deki ana şirket, Dubai’deki serbest bölge iştiraki üzerinden uluslararası satış gerçekleştirebilir.
Bu tür işlemler transfer fiyatlandırması kurallarını gündeme getirir. BAE mevzuatı, ilişkili taraflar arasındaki işlemlerde emsallere uygunluk ilkesini esas alır.
Emsallere uygunluk ilkesi, grup şirketlerinin kendi aralarındaki ticari işlemleri bağımsız işletmeler arasında gerçekleşen benzer işlemlerin koşullarına uygun şekilde fiyatlandırmasını gerektirir.
Örneğin Türkiye’deki bir şirket, Dubai’deki iştirakine ürün satıyorsa satış fiyatının ticari gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Benzer şekilde Dubai şirketinin ana şirkete sunduğu yönetim, danışmanlık veya operasyon hizmetleri için belirlediği ücretler de ekonomik gerekçelere dayanmalıdır.
Dikkat Edilmesi Gerekenler: Grup şirketleri arasında yapay şekilde düşük veya yüksek fiyat belirlemek, vergi riskleri oluşturabilir. Bu nedenle sözleşmelerin, faturaların ve fiyatlandırma yöntemlerinin tutarlı bir yapıda olması gerekir.
Dubai Serbest Bölge Şirketleri İçin Vergi Planlaması Nasıl Yapılmalı?
Doğru vergi planlaması, şirket kuruluşundan önce başlamalıdır. Çünkü şirketin faaliyet alanı, müşteri profili ve ticari modeli, hangi serbest bölgenin uygun olduğunu ve kurumlar vergisi avantajından yararlanma ihtimalini doğrudan etkiler.
Vergi planlamasında şu adımlar izlenebilir:
- Faaliyet alanını belirleyin: Şirketin üretim, lojistik, ticaret, danışmanlık veya teknoloji alanlarından hangisinde çalışacağını netleştirin.
- Serbest bölge seçimini doğru yapın: Faaliyet lisansının şirketin gerçek iş modeline uygun olmasına dikkat edin.
- Gelir kaynaklarını sınıflandırın: Serbest bölge şirketlerinden, ana kara işletmelerinden ve yurt dışındaki müşterilerden elde edilen gelirleri ayrı takip edin.
- Ekonomik varlık oluşturun: Şirketin faaliyetlerini destekleyen personel, ofis, ekipman ve operasyonel giderleri planlayın.
- Muhasebe altyapısı kurun: Nitelikli ve nitelikli olmayan gelirleri düzenli biçimde takip edin.
- İlişkili taraf işlemlerini belgelendirin: Grup içi ticari işlemlerde emsallere uygun fiyatlandırma uygulayın.
- Vergi takvimini takip edin: Kayıt, beyanname ve ödeme tarihlerini kaçırmayın.
Sık Yapılan Hatalar
Dubai’de şirket kuran yatırımcılar, kurumlar vergisi konusunda bazı yanlış varsayımlarla hareket edebiliyor. Bu hatalar hem vergi avantajının kaybedilmesine hem de ek mali yükümlülüklere neden olabiliyor.
En sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
Serbest bölgede kurulan her şirketin vergiden muaf olduğunu düşünmek: Serbest bölge lisansı tek başına %0 kurumlar vergisi hakkı vermez. Şirketin QFZP koşullarını karşılaması gerekir.
Bütün yurt dışı gelirlerini nitelikli gelir kabul etmek: Yurt dışındaki müşterilerden elde edilen her gelir otomatik olarak %0 vergi kapsamında yer almaz. Faaliyet türü ve mevzuat koşulları belirleyicidir.
Çalışan ve operasyonel altyapıya önem vermemek: Şirketin gerçek ekonomik faaliyet göstermemesi, nitelikli şirket statüsünü riske atabilir.
Vergi beyannamesini gereksiz görmek: %0 vergi avantajından yararlanan şirketler de ilgili kayıt ve beyan yükümlülüklerini yerine getirmelidir.
Grup içi işlemleri belgelendirmemek: İlişkili şirketler arasındaki ticari işlemler uygun fiyatlandırma ve belge düzeni gerektirir.
Yalnızca kuruluş maliyetine odaklanmak: Şirket kurarken lisans ve ofis ücretlerinin yanında yıllık muhasebe, denetim, vergi uyumu ve operasyonel giderleri de hesaplamak gerekir.
2025 ve 2026 Döneminde Serbest Bölge Vergi Düzenlemeleri
BAE, serbest bölge şirketlerine yönelik kurumlar vergisi kurallarını zaman içinde güncelliyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca kuruluş dönemindeki düzenlemeleri değil, güncel kararları da takip etmesi gerekiyor.
Özellikle 2025 yılında yayımlanan Bakanlık Kararı No. 229, nitelikli ve istisna faaliyetlerin kapsamı açısından dikkate alınması gereken düzenlemeler arasında yer alıyor. Üretim, lojistik, nitelikli emtia ticareti, ilişkili taraflara genel merkez hizmetleri ve belirli finansman faaliyetleri gibi alanlar bu kapsamda önem taşıyor.
2026 yılında faaliyet gösteren şirketlerin vergi planlamasında güncel faaliyet listelerini, gelir sınıflandırma kurallarını ve QFZP koşullarını birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Eski düzenlemelere göre hazırlanmış şirket kuruluş veya muhasebe planları, güncel mevzuatla karşılaştırılmadan kullanılmamalıdır.
İnstagram Adresimizi Takip edebilirsiniz: easyzonedubai
Sık Sorulan Sorular
Evet, ancak vergi oranı şirketin statüsüne ve gelir türüne göre değişir. QFZP koşullarını karşılayan şirketler nitelikli gelirleri üzerinden %0, nitelikli olmayan gelirleri üzerinden ise genel olarak %9 kurumlar vergisi öder.
Hayır. Şirketin uygun serbest bölgede kurulması tek başına yeterli değildir. Ekonomik varlık, nitelikli faaliyet, gelir şartları, finansal kayıtlar ve diğer yasal yükümlülükler de karşılanmalıdır.
Evet. Dubai serbest bölge şirketleri Türkiye’deki işletmelere mal veya hizmet satabilir. Ancak bu işlemlerden elde edilen gelirin kurumlar vergisi bakımından nasıl değerlendirileceğini faaliyet türü ve nitelikli gelir koşulları belirler. Ayrıca Türkiye’deki ithalat, KDV ve diğer vergi yükümlülükleri ayrı değerlendirilmelidir.
Genel olarak evet. Kurumlar vergisi kapsamındaki şirketler, %0 vergi avantajından yararlansalar bile ilgili kayıt ve beyan yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Beyanname için genel süre, ilgili vergi döneminin bitiminden itibaren dokuz aydır.

